ANNELİK KONUSUNDA OLGUNLAŞTIĞINIZI NASIL ANLARSINIZ?

Bu dönem belki artık rock konserlerinin başınızı ağrıtmaya başladığında başlar. Ya da sofrada diğerlerinden önce kendinizi düşünmeye başladığınızda. Veya bir tartışmaya "Çünkü ben sizin annenizim, bu yüzden!" diye sonlandırmaya başladığınızı farkedersiniz.
Anneliğin yeni aşamasına ulaşmışsınızdır artık. Bütün uyarı sinyallerinden söz edeceğim. Annelik konusunda olgunlaştığınızı şu sinyalleri farkettiğinizde anlarsınız.
Çocuklarınız için hazırladığınız supu kaselere dökerken, her birine eşit miktarda sup koyduğunuzu anlamak için kaseleri ölçmeye başlarsınız.
Küçük oğlunuzun en sevdiği oyuncak arabasını kırıp, onu ağlatan ağabeyine yaptığı hatayı düzeltmesi için bir sözleşme imzalarsınız.
Bir seferde sadece bir bacağınızı traş edecek zamanı bulabilirsiniz.
Yalnız kalabilmek için banyoya saklanırsınız.
Çocuğunuzun her dağıttığını toplarsınız.
Bir partide bir başkasının çocuğu ortalığı dağıtır, siz sürekli tıkınırsınız.
Bir sürü kızarmış ekmek dilimini ve yumurtayı hiçbiri birbirine değmeyecek şekilde yerleştirme konusunda uzmanlaşırsınız.
Çocuğunuz havaalanının bekleme salonunda yüksek sesle kendisine masal anlatmanızı ister ve onu reddetmezsiniz.
Çocuğunuzun oyuncak silahlara olan merakı, hatta ekmek dilimini ısırarak silah şekli vermesi hiç sinirlerinizi bozmaz.
Ketçapın bir tür sebze olduğu konusunda umudunuz vardır. Çünkü oğlunuz ketçaptan başka bir şey yemiyordur.
Oğlunuzun artık bir kız arkadaşının olması düşüncesi bile sizi mahveder.
Bir eşinin olmasının düşüncesinden ise daha çok nefret edersiniz.
Eşinizin sandöviçlerini, ekmek dilimlerini değişik şekillerde keserek hazırladığınızı farkedersiniz.
Çocuğunuzla birlikte video izlerken avcının Bambi'nin annesine vurduğu sahneyi hemen ileriye sararsınız.
Çocuğunuz aslanları sevdiği için, onu her hafta hayvanat bahçesine götürmeye başlarsınız.
Çocuğunuz okula başladığının birinci ayında sizden ayrılmak istemediği için moraliniz çok bozulur, sonra da çocuğunuz arkasına dönüp bakmadan okula gitmeye başlayınca moraliniz daha çok bozulur.
Çocuğunuzun bebeklik giysilerini vermeye dayanamazsınız, artık bu bir tür sondur çünkü.
"Üzerinde bu güzel giysilerinle olmaz." sözleri ağızınızdan döküldüğünnde, annenizin sesini işitir gibi olursunuz.
Annenizin sizi büyüttüğü yöntemi eleştirmekten vazgeçersiniz.
Eskisi kadar rahat uyku uyuyamamaya başlarsınız.
Çocuğunuzun yüzünü temizlemek için kendi tükürüğünüzü kullanmaya başlarsınız.
Bir yerlerde ortalama bir çocuğun günde 437 soru sorduğunu okuduktan sonra, kendi çocuğunuzun "ortalamanın üstünde" olmasından gurur duyarsınız.
Uzun zamandır eşinizle gece bir yere çıkamadığınız için çocuklara bir geceliğine bakıcı bulur, sonra da gecenin yarısını telefon başında çocukları sorarak geçirirsiniz.
Günde en az bir kez "Ben bu işi yapacak kadın değilim" dersiniz, ama asla vazgeçemeyeceğinizi çok iyi bilirsiniz.
Laine Kupferberg Carter



NOT: Tavuk Suyuna Çorba kitabının 102. sayfasından alıntıdır. Kitabın 4 yazarı olduğu için ben sadece birini etiketliyorum.
Yazarlar; Jack CANFİELD, Mark Victor HANSEN, Marci SHİMOFF

Comments (1)

On 17 Ağustos 2009 00:54 , maydanoz dedi ki...

Blogunuzu beğendim, iyi günler diliyorum.

 
Computer Blogs - Blog Catalog Blog Directory BlogKüme'yi destekliyorum