Canan TAN etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Canan TAN etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Tanrının bana verdiği bir ders bu! Yüreğinin kapılarını başkaları için aralık tutarsan, elinde kalmış biricik hazineni de alırım senden, dedin bana!



Beklemek özveridir ask için




GÜLÜŞ
Al ekmeği benden
İstersen havayı da;
Ama gülüşünden mahrum etme beni.
Koyma gülsüz ve çiçeksiz beni
Sevinciyle coşarak parıldayan sudan
Ve senden yayılan
Gümüşün kıvılcımlarından
Pablo NERUDA



Mutluluk insanın sevdiklerinin yanında yaşaması ve sevdikleriyle beraber yaşlanmasıdır!



Beğenmek kolay, sevmek zordur çünkü. İz bırakacak bir şeylerin yaşanmasını bekler sevmek…



Saksılarda hala tek tük karanfil bulunsa da
Ovadan güz nadasları yapıldı çoktan
Tohum saçılıyor
Ve zeytinler devşirilmekte.
Bir yandan kışa girilmekte,
Bir yandan bahar fidelerine yer açılıyor.
Bense hasretinle dolu
Ve büyük yolculukların sabırsızlığıyla yüklü
Yatıyorum demirli bir şilep gibi Bursa’da
Nazım HİKMET
Yüreğim seni çok sevdi
O yürek talan
O yürek yangın yeri
O yürek seni istiyor
Bir tek seni




ÖLÇÜ
Sevdiğin müddetçe
Ve sevebildiğin kadar
Sevdiğine her şeyini verdiğin müddetçe
Ve verebildiğin kadar gençsin.
Nazım HİKMET



Her sonsuzluğun bir sonu vardır...



Ben hiç kimseyim! Sen kimsin?
Sende mi hiç kimsesin? Bir çift ettik desene.




...Ağlama sakın çocuk, ağlama!
Korkmayana zarar gelmez, bunu bil.
Sevgini hep söyle, saklama
Aklından korkuyu, gözlerinden yaşı sil.
Ahmet Hamdi TANPINAR




Mutluluk satır aralarında gizlidir.



Durup dururken içimde bir şeyler kopup tıkıyor boğazımı
Durup dururken sıçrayıp kalkıyorum yarıda bırakıp yazımı
Durup dururken rüya görüyorum bir otelde, holde, ayakta,
Durup dururken çarpıyor alnıma kaldırımdaki ağaç
Durup dururken bir kurt oluyor aya karşı bahtsız, öfkeli, aç.
Durup dururken yıldızlar inip sallanıyor bir bahçede, salıncakta
Durup dururken mezardaki halim geçiyor aklımdan
Durup dururken kafamda güneşli bir duman
Durup dururken hiç bitmeyecekmiş gibi bağlanıyorum başladığım güne,
Ve her seferinde sen çıkıyorsun suyun yüzüne...
Nazım HİKMET





Çekilmez bir adam oldum yine;
Uykusuz, aksi, nalet
Yine her seferki gibi haksızım
Sebep yok,
olması da imkansız.
Bu yaptığım iş ayıp,
Rezalet
Fakat elimde değil
Seni kıskanıyorum
beni affet...
Nazım HİKMET




Seni düşünmek güzel şey
Ümitli şey
Dünyanın en güzel sesinden
En güzel şarkıyı dinlemek gibi bir şey.
Fakat artık ümit yetmiyor bana,
Ben artık şarkı dinlemek değil,
Şarkı söylemek istiyorum...
Nazım HİKMET



Yumdum gözlerimi...
...Yumulu gözkapaklarımın içindesin sevdiceğim
Yumulu gözkapaklarımın içinde şarkılar
Şimdi orada her şey seninle başlıyor
Şimdi orada hiçbir şey yok senden önceme ait
Ve sana ait olmayan.
Nazım HİKMET







Gözlerine bakarken
Güneşli bir toprak kokusu vuruyor başıma,
Bir buğday tarlasında ekinlerin içinde
Kayboluyorum...
Yeşil pırıltılarla uçsuz bucaksız bir uçurum,
Durup dinlenmeden değişen ebedi madde gibi gözlerin,
Sırrını her gün bir parça veren
Fakat hiçbir zaman
Büsbütün teslim olmayacak olan.




AŞK
Aşk dediğin nedir ki
Tenden bedenden sıyrık
Çocukların içinde
Yaşadığı bir çığlık
Aşk dediğin nedir ki
Histen nefesten bir varlık
Umutsuzluk içinde
Karanlığa son ıslık
Ahmet Hamdi TANPINAR




Sevilmek istiyorsan, önce sevmeyi bileceksin...
Nietzsche.




Kim demiş haram nedir bilmez Hayyam
Ben haramla helali karıştırmam
Seninle içilen şarap helaldir
Sensiz içilen su bile haramdır.
Ömer HAYYAM




Ayakta ölmek, dizüstü yaşamaktan yeğdir.
Roosevelt.



Tahir olmakta ayıp değil Zühre olmak da
Hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil,
Bütün iş Tahir'le Zühre olabilmekte
Yani yürekte.
Mesela bir barikatta dövüşerek
Mesela kuzey kutbunu keşfe giderken
Mesela denerken damarlarında bir serumu
ölmek ayıp olur mu?
Tahir olmakta ayıp değil Zühre olmak da
Hatta sevda yüzünden ölmekte ayıp değil.
Seversin dünyayı doludizgin
Ama o bunun farkında değilidir.
Ayrılmak istemezsin dünyadan
Ama o senden ayrılacak
Yani sen elmayı seviyorsun diye
Elmanında seni sevmesi şart mı?
Yani Tahir'i Zühre sevmeseydi artık
Yahut hiç sevmeseydi
Tahir ne kaybederdi Tahirliğinden?
Tahir olmakta ayıp değil Zühre olmak da
Hatta sevda yüzünden ölmekte ayıp değil.
Nazım HİKMET





Bırak bütün insanlar seni tanısın; ama hiç kimse seni tam olarak tanımasın. İnsanlar, sığ yerini gördükleri dereyi kolay geçerler.
Benjamin FRANKLİN



SONSUZLUK
Üç kere üç dokuz eder
Bilirsin
Birin karesi birdir
Karekökü de
Bilirsin
"Mutlu aşk yoktur."
Bilirsin
Ama baharda ya da dışarıda
Sonsuz göğün altında
Aşkın aşkla çarpımı
Garip bir şekilde hep
Sonsuzluktur.
Karekökü de yoktur.
Turgut UYAR.



Bilmelisin ki, gerçek arkadaşlar arasına mesafe girmez
Gerçek aşklarında!
Can YÜCEL



"Herkes aya benzer, kimseye göstermediği karanlık bir yüzü vardır."



"İnsan seksen yaşında doğup on sekiz yaşına kadar yavaş yavaş yaşasa mutlu olurdu."



"Her zaman doğruyu söyle; ne dediğini hatırlamak zorunda kalmazsın."



Gelsene dedi bana
Kalsana dedi bana
Gülsene dedi bana
Ölsene dedi bana
Geldim
Kaldım
Güldüm
Öldüm
Nazım HİKMET
(Ölmeden önceki son şiiri)




Bir adın kalmalı geriye
Bütün kırılmış şeylerin nihayetinde
Aynaların ardında sır
Yalnızlığın peşinde kuvvet
Evet nihayet
Bir adın kalmalı geriye
Bir de o kahreden gurbet
Sen say ki
Ben hiç ağlamadım
Hiç ateşe tutmadım yüreğimi
Geceleri koynuma almadım ihaneti
Ve say ki
Bütün şiirler gözlerini
Bütün şarkılar saçlarını söylemedi
Hele nihavent
Hiç buse geçmedi fikrimden
Ve hiç gitmedi
Bir toprak kan gibi adın
İçimin nehirlerinden
Evet yangın
Evet salaş yalvarmanın korkusunda talan
Evet kaybetmenin o zehirli boğusu
Evet nisyan
Evet kahrolmuş sayfaların arasında adın
Sokaklar dolusu bir adamın yalnızlığı
Bu sevda biraz nadan
Biraz da hıçkırık tadı
Pencere önü menekşelerinde her akşam
Dağlar sonra oynadı yerinden
Ve hallaçlar attı pamuğu fütursuzca
Sen say ki
Yerin dibine geçti
Geçmeyesi sevdam
Ve ben seni sevdiğim zaman
Bu şehre yağmurlar yağdı
Yani ben seni sevdiğim zaman
Ayrılık kurşun kadar ağır
Gülüşün kadar felaketiydi yaşamanın
Yine de bir adın kalmalı geriye
Bütün kırılmış şeylerin nihayetinde
Aynaların ardında sır
Yalnızlığın peşinde kuvvet
Evet nihayet
Bir adın kalmalı geriye
Bir de o kahreden gurbet
Beni affet
Kaybetmek için erken, sevmek için çok geç
Ahmet Hamdi TANPINAR
Beyin ölümünde, beyinde ve beyin sapında kan akımı yoktur. Geri dönüşü olmayan bir ölümdür. Bitkisel hayatta ise beyin ve beyin sapında kan akımı vardır. Hastalar kendi solunumlarını yapabilir ve uzun süre yaşayabilirler.



"Dışarı bakan rüyadadır, içine bakan uyanışta."





Tümüyle emin olduğum hiçbir şey yok. Tümüyle inandığım bir şey de yok gerçekten. Tek bildiğim, doğduğum ve var olduğumdur.



Ortaçağda Suriye ve Mısır'dan kalkan gemiler Yunanistan ve Oniki Adalar'a mal taşırlarken koylardan geçerlermiş. Gemileri için gerekli olan suyu da bu koylardan alırlarmış.
Günlerden bir gün, suyu biten teknelerden birinin yaşlı kaptanının genç ve yakışıklı oğlu, su almak için geldiği bugünkü Belcekız koyunda, güzeller güzeli Belcekız'la tanışır. O kadar güzeldir ki Belcekız, genç kaptan görür görmez aşık olur bu yörük kızına. Belcekız'ın içi de bir hoş olmuştur genç kaptanı görünce. O günden sonra, koyu çepçevre saran dağların yamaçlarında, genç kaptanın gelişini özlemle bekler yörük kızı. Genç kaptan, su alma bahanesiyle koya geldikçe sık sık buluşmaya başlarlar.
Bir gün baba-oğul, bu koyun açıklarında fırtınaya tutulurlar. Genç kaptan, Belcekız'la buluşmalarından bu koyların bütün özelliklerini bilir. Dağların arasında rüzgarsız, kapalı, küçük bir koyun daha olduğunu, oraya sığınabileceklerini söyler babasına. Ancak, oğlunun gönül macerasını bilen yaşlı kaptan, onun kızı görmek uğruna gemiyi parçalayabileceğini düşünerek kabul etmez. Aralarındaki tartışma öyle çetin bir kavgaya dönüşür ki, yaşlı kaptan tam kayalıklara çarpacaklarını sandığı anda, bir kürek darbesiyle oğlunu denize atar. O an, denizin çarşaf gibi dümdüz, rüzgarsız bir koya açıldığını görür ama, iş işten geçmiştir...
Tepedeki kayalıkların üzerinde sevgilisinin gelişini beklayen Belcekız, onun öldüğünü görünce kendini kayalıklardan aşağı bırakır.
O günden sonra, güzeller güzeli yörük kızının canına kıydığı koya Belcekız, genç kaptana mezar olan diğer koya da Ölüdeniz adı verilir.


"Yaşamım bilinç dışının kendini gerçekleştirdiği öykülerden biridir."


Canının bir parçasını, en değerli varlıklaından birini beklenmedik bir anda yitiriverince, yitirilenin geride bıraktığı karanlık boşluğun içine düşüveriyor insan. Ondan kurtuluncaya kadar da hiçbir şeyi görmüyor gözü...


Ömür dediğin üç gündür
Dün geldi geçti, yarın meçhuldür.
O halde ömür dediğin
Bir gündür, o da bu gündür.


Şeytan yalnıca sunar,
İnsan isterse seçer.
Oscar WİLDE


Sonsuzluğunda sonu var elbet!



Yalnızlık paylaşılmaz
Paylaşılırsa yalnızlık olmaz...
Özdemir ASAF


Acıyı duygu olmaktan çıkarıp somutlaştırarak daha da dayanılmaz kılıyor.


Büyük yaraların sızısı, acılarla avuntuların dengelenmesiyle dinyor ancak...


Kimbilir belki bu kadar sevmezdik birbirimizi
Uzaktan seyretmeseydik ruhunu birbirimizin
Kimbilir felek ayırmasaydı bizi birbirimizden
Belki bu kadar yakın olamazdık birbirimize
Nazım HİKMET


Benim günlerden beklediğim kadar
Günlerde benden bir şeyler bekler
Fakat heyhat
Benim günlere verdiklerimi
Onlar bana asla vermeyecekler

Computer Blogs - Blog Catalog Blog Directory BlogKüme'yi destekliyorum